İslam Psikolojisi Derslerinde 2. Hafta: Ruh Sağlığının Merkezinde İnşirah Suresi Vardır


(AİLE AKADEMİSİ/ 24 Kasım 2013)- Aile Akademisi Derneği?nin tertip etmiş olduğu İslam Psikolojisi Dersleri devam ediyor. Programın ikinci haftasında Doç. Dr. İbrahim Gürses ?Kur?an?da Psikolojik Kavramlar? konusunu işledi. Saat 17.30?da başlayan programda yaklaşık 200 kişi yoğun bir dikkat ve ilgiyle dersi dinledi.

İbrahim Gürses seminerine başlamadan önce Aile Akademisi Derneği Başkan Yardımcısı Yasin Kuruçay derneğin kısa bir tanıtımını yaptı ve üniversite öğrencilerinin katılmayı tercih edebileceği 5 komisyon hakkında bilgilendirme yaptı. Daha sonra mikrofona İbrahim Gürses Hoca?yı davet etti.

 

Kur?an?da Psikolojik Olayları/Mekanizmaları Açıklayan Merkezi Kavram ?Nefs?tir

İbrahim Gürses Kur?an?ın da psikolojinin de ilgilendiği konunun ?insan ? olduğunu söyledi. ?Ancak psikoloji yatay olarak insanla ilgilenirken Kur?an dikey olarak insanla ilgilenir? dedi. İbrahim Gürses konuşmasına şöyle devam etti:

?Kur?an psikolojik dünyayı tanımlarken ruh kavramını yerine ?nefs? kavramını kullanır. Nefs ruh ve bedeninin bileşiminden oluşur. Nefs ?kendilik? kavramına tekabül eder. Yani nefs ?kendi başıma karar verdim? derken kullandığımız ?kendi? kavramını ifade eder. Herkesin bir nefsi vardır. Her nefs kendi kapasitesi doğrultusunda Allah?ın ruhundan aldığı pay doğrultusunda varlık sahnesine çıkar. Allah çamura ruhundan üflediğinde benlik (nefs) kazanıyoruz. O ruhu yeniden geriye doğru üflediğinde ise ölüm gerçekleşiyor. Nefs gerçekte ?nominal? bir kavramdır. Nefs dediğimiz şey herkes için ayrıca ifade ettiğimiz kendiliktir. Bakınız Kur?an psikolojik olayları temelde 3 kavrama dayanarak açıklar. Ancak Kur?an?da bütün psikolojik olayları, mekanizmaları açıklayan ilk ve en önemli kavram nefs kavramıdır. İkincisi akıl, üçüncüsü ise kalptir.

Kalbin Onaylamadığı Bilgi Amele Dönüşmez

Akıl iki şekilde bilir; fehm yoluyla, ki duyular yoluyla gelen veriler de bunun içindedir,  ve basiret yoluyla, ki aklın pratik yönünü ifade eder? Kalp ise vasıtasız akıl eder ve Kalp duyguların oluştuğu merkezdir. Kalp akıl ve nefisten gelen etkilere açıktır. Kalp akıldan ya da neftsen gelen bilginin onay makamıdır. Eğer kalp onaylamaz ise akıl ve neftsen gelen bilgi amele dönüşmez.

Kalbin kendine ait bir idrak şekli vardır, buna marifet denir. İrade buradan kaynaklanır. Marifetin bir tek hedefi/amacı vardır; Allah?a ulaşmaktır.  İrade bozuklukları ve bundan kaynaklanan sorunlar marifetin olmamasından kaynaklanır.

Nefs ise arzular, tutukular, hayaller? den oluşur. Nefsin de nefsi vardır ve buna ?heva? denir. Kur?an soruyor; ?Nefsini/hevasını ilah edineni gördün mü? diye? Heva bireyi hazcı hale getirir. Hevanın istekleri sürekli olarak kalbe ulaşmaya çalışır, kalbe ulaşır ve kalp de onaylarsa bu istekler amele dönüşür.

Peki burada şunu sorabilirsiniz: Şeytan bunun neresinde? Yani bütün bunları nefsimiz yaptırıyorsa şeytanın rolü nedir? Şeytan burada suflörlük görevini üstlenir ve nefse sürekli fısıldar? Nefsin arzu ve isteklerini tahrik eder. Nefs de şeytanın avukatı rolünü üstlenir?

Tembellik Eğilimi Depresyonun da Kaynağıdır

Şeytanın en büyük silahlarından biri ?tembellik eğilimi?dir. Peygamber Efendimiz, tembelliği çok kerih görmüştür. Tembellik bir bakıma depresyonla ilişkilidir. Örneğin depresyonun önemli göstergelerinden birisi başarısızlıktır. Kişi nasıl başarısız olur? Ders çalışmayı erteler, bunun sonucunda başarısız olur ve bu da kişiyi depresyona itebilir. Hz. Peygamber o yüzden ?Tembellikten sana sığınırım? demiştir. Tembellik pek çok psikolojik sorunun da kaynağını teşkil eder.

Ruh Sağlığının Merkezinde İnşirah Suresi Vardır

İnşirah Suresi müthiş bir reçete sunar. Bu surede yüce Allah ne diyor? Bir işi bitirdiğin zqaman hemen bir başka işe yönel diyor. Bir işi bitirdiğinde bir başka işe yönelmek, kişinin iç dünyasından gelen negatif seslerin duyulmamasına neden olur. Kişinin kötü sesi duyacaki dinleyecek vakti olmaz? Yine Allah bu surede üst üste iki defa ?her zorlukta bir kolaylık vardır? buyuruyor. Dikkat edin ?zorluktan sonra? demiyor, zorluğun içinde diyor. Bu da kişinin zorluklara göğüs germesini sağlayan, üit aşılayan bir kavram.

Burada şunu da açıklamalıyız. Bazı psikologlar ya da öğrenciler Freud?un id kavramını ?nefs? kavramıyla özdeş görüyorlar Halbuki böyle değildir. Freud?un kullandığı id kavramının içi şehvet ve yıkıcılıkla doludur. Yani id ilkeldir, kötüdür ve öyle de kalacaktır. Halbuki nefs riyazet ile terbiye olabilir ve yüceleşebilir.

Nefsin En Tehlikeli Mertebesi Nefsi Mülhimedir; Nice koca Adamlar Aldığı İlhamlar Yüzünden Helak Olup Gitmiştir!

Nefsin farklı mertebeleri vardır. Nefs-i Emmare aşamasındaki nefs sürekli ve fasılasız bir şekilde kötülükleri emreder. İnsan bu istekleri yerine getirirse benlik evi, pislenir, harap olur. Nefsi Levvame aşaması bir bakıma ?ulan ben ne yapıyorum ya!?? aşamasıdır. Yani kişi kendini kınamaya başlar. Yaptığı şeyleri kendine yakıştıramaz ve iç sorgulama yapar. Sufiler burada şunu söyler; nefsi emmare zulmettir(karanlıktır); nefsi levvamede küçük bir ışık yanar ve ışığın gücü benlik evini aydınlatır. Kişi böylelikle benlik evinin ne kadar pis olduğunu görür. Bu ise kişide bir enerji meydana getirir ve benliğini temizleme ihtiyacı duyar.   Kişi bu aşamada yine de nefsi emarenin isteklerinden kurtulmuş değildir. Hatta bir taraftan da nefsi emarenin isteklerini yerine getirmeye devam eder; çünkü nefsi emarenin de söylediği şeyler ?hoş? şeylerdir. Hatta nefsi levvame nefsi emarenin isteklerini rasyonalize etmeye başlar.

Nefsin üçüncü mertebesi, nefs-i mülhimedir. Kişi benlik evini temizlediğinde bu eve ?ilhamlar? yani misafirler gelmeye başlar. Bu aşamada çok riskli, çok tehlikeli bir aşamadır. Çünkü kişi bu ilhamları kendisinden bilmeye başlar? ?Ben bunu şu kitabımda yazmıştım? ?ben zaten bunun böyle olacağını söylemeiştim? dediğimiz makamdır bu? Nefsi mülhime alkışları sever, bir bakıma ?aferin delisi nefis?tir. Bu sebeple nice akademisyen, entelektüel, alim aldığı ilhamlar yüzünden helak olup gitmiştir. Bu sebeple sufiler ?Şöhret afettir? demişlerdir? O yüzden sufi bilinmemeyi tercih eder. Bilinirse utanır, mahcub olur? İyilikleri ile anılıyor olmaktan kurtulmaya çalışır?

Kişi bilinmezliği tercih ederse nefs-i mutmainneye ulaşabilir. Nefs-i Mutmainne makanımda kanaat oluşur; kişi kendinden ve kendine verenden razı olur. Sükünet ve rıza duygusu hakimdir. Bu kişilerde garip bir sevinç hali vardır? Hüzünle birlikte bir sevinç?

Bu durum mutluluk durumu değildir. Bakınız mutlulukta objeye ihtiyacınız vardır. O obje sizi mutlu eder. Yani işte nişanlınızla birlikte olursunuz, mutlu olursunuz. Yani sizi nişanlını mutlu eder. Nefs-i mutmainnedeki durum mutluluk değildir. Çünkü objeye ihtiyacı yoktur. Bu bir huzur duygusudur?"

İbrahim Gürses zevkle dinlenilen konuşmasını; ?Huzur için huzura durmak gerekir? diyerek bitirdi?

Daha sonra dinleyicilerden gelen soruların da cevaplanmasıyla program sona erdi. İslam Psikolojisi Dersleri?nin üçüncü haftasında Prof. Dr. Hayati Hökelekli Hoca ?Değerler Eğitiminin Önemi? konusunu işleyecek? Program 17.30'da başlayacak...

İslam Psikolojisi Dersleri Birinci Hafta Haberi İçin tıklayınız

www.aileakademisi.org

yeni5_copy.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim