Kübra Bedir Yazdı: Siyah/Beyaz Show


Komisyon: 
Medya Takip Komisyonu

Televizyonunun ve eğlence programlarının yaşamın çok önemli bir alanını işgal ettiği günleri yaşıyoruz. Popüler kültürün insan hayatına özgürce gem vurduğu şu günlerde kanallar her an toplumun huzurunu, edebini, ahlakını olumsuz etkileyebilecek programları yayına sürmekten vazgeçmiyor. Bu olumsuzluğun zaman zaman yayımlandığı programlardan biri de yıllardır yayın hayatını sürdüren Beyaz Show.

Beyaz Show, sunuculuğunu Beyazıt Öztürk' ün yaptığı, 1996'dan beri Cuma geceleri Kanal D'de canlı yayınlanan talk-show programının adı malum.

Moda ve magazin dünyasının şehvet ve tüketim starlarının konuk olduğu, çoğu zaman anlamsız, eğlenceli(!) videolar ve skeçlerle ekranlarda 17 yıldır olan bu program muhtemelen çoğumuzun evine misafir olmuştur.

Bu ünlülerin gençlere hangi alanda örnek oldukları konusunda bir seçicilik tahmin edebileceğimiz gibi yok. Örneğin Best Model of Turkey ve yetenek yarışmaları birincileri programa çıkartılmış, uygunsuz espriler ve müstehcen görüntüler gençlere izlettirilmiştir. Programda aile ve manevi duyguların önemi hiçe sayılarak şöhrete özendirme, düşünmeden para harcama, güzellik ve giyim yarışı sergilenmekte ve bu görüntüler vurdumduymaz bir gençliğe giden yolları pekiştirmektedir.

Sempatik hali ve ilginç fikirleriyle ekranlarda boy gösteren Beyaz?ın çocuk ve gençlerimize olumsuz örnek olabilecek pek çok unsuru ekrana taşıdığına şahit oluyoruz. Bunlardan birkaçı şöyle:

Bir skeçte Hüsmen Dayı bir arkadaş toplantısına çağrılıyor. Hüsmen Dayı kimlerin olduğunu sorduktan sonra aldığı yanıttan pek hoşnut olmayarak, ?aranızda hiç kız yok mu?? diye soru soruyor. Bu tarz espriler bundan 30-40 yıl önce ciddi bir ahlaki zaaf olarak görülürken, bugün maalesef bu şekildeki programların da etkisiyle gittikçe normal bir durum olarak algılanıyor.

Beyaz Show son dönemlerde sosyal medyada fenomen olmuş gençleri de programında konuk ediyor. İnternet ve sosyal medya üzerinde yapılan her davranışın Beyaz Show'da sonlanmasını isteyen gençler sınırları ve etik değerleri olmadan hareket ediyor ve ortaya hiç de beyaz olmayan görüntüler çıkıyor?

Özellikle son dönemde vine ekibi oluşturan Beyaz Show videoları yayınlarken hiç de seçici davranmıyor. Özel ?vine?larında ağır hakaret, küfür ve cinsellik içeren 7 saniyelik videolara sahip olan fenomenler vine?nın örnek kişilikleri olarak gösterilip gençliği de 7 saniyelik hızlı konuşma, hızlı davranma ama düşünememe faktörüne sürüklüyor?

Programa seyirci olan gelen gençlerin ahlak sınırlarını hiçe sayan söz, espri ve kağıtları, ahlak sınırlarını çok da önemsemeden ekranda boy gösteriyor.

Beyaz Show toplumumuzun aile anlayışı önemsemeyen, bu anlayışın ahlaki sınırlarını aşan pek çok olumsuz örnekliği ekrana taşıyor maalesef. Örneğin ?eş seçerken kriterleriniz neler? diye sorulan soruya verilen cevaplar bu satırların sınırlarını zorlayacak düzeyde. Yine ?eski sevgilinizin yeni sevgilisine ne derdiniz?? gibi hiç de meşru olmayan sorular sorulmakta. Programda ?büyük ikramiye size çıksa ne yapardınız?? sorusuna bir seyircinin ?eşimden hemen ayrılır başka kişilerle ve başka yerlerde gezerim? cevabı Beyaz?ın ve seyircilerin alkış tufanıyla karşılanabiliyor.

İnsan acaba yüzyıllardır insanlar neye, nasıl gülüyordu diye sormadan edemiyor. Bizler hem güldüren, hem düşündüren, hem de yüzümüz kızarmadan ailemize misafir olan fıkralar hikâyeler okuduk anlattık yıllarca. Sanırsınız ki eğlenmenin tek yolu şehvet, haz ve ahlak sınırlarını zorlamak. Oysa yüzyıllardır bizi güldüren, güldürürken de düşündüren Nasrettin Hoca gibi mükemmel örneklerimiz mevcut.

Erotizm yapmadan ve ahlak sınırlarını aşmadan da espri / nükte yapılabileceğini nesillerimize gösterecek olumlu örneklere ihtiyacımız var.

Değerlendirmemizi Nasrettin Hoca?mızın güzel bir örneği ile bitirelim.

Bir gece sabaha karşı Hoca?nın evinin önünde patırtı gürültü ayyuka çıkmış. Hoca bakmış birkaç kişi kıyasıya kavga ediyor. Hemencecik yorgana sarındığı gibi dışarı fırlayıp adamları ayırmaya kalkmış. Kalkmış kalkmasına da herifler kavgayı bırakıp Hoca?nın sırtından yorganı kaptıkları gibi tüymüşler. Hoca otuz iki dişi mızıka çalarak eve dönmüş. Tir tir titreyen Hoca?ya karısı uykulu bir sesle sormuş:

-Kavga ne oldu?

-Ne olsun, demiş Hoca, yorgan gitti, kavga bitti!

 

 

83434.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim