Tarz ve Edeb Aynı Potada Erimez


Komisyon: 
Medya Takip Komisyonu

Kübra Bedir

Ruhuna değil, bedenine konsantre kadınlar yaratmanın yaygınlaştığı günümüzde bu çabayı zirveye çıkaran bir program son günlerde ülke gündemini meşgul ediyor.

Nerede, ne giyilir, tarz nasıl yaratılır, en şık kadın nasıl olunur? ? Tüm bu soruların yanıt bulacağı ekranların en tarz programı olduğunu iddia eden "Bu Tarz Benim", hafta içi her gün Show TV?de yayın hayatını sürdürmekte olan bir program.

Hafta içi her gün kendi belirledikleri konsepte uygun giyinerek tarzlarını(!) ve yanı sıra cinselliklerini ve özel hayatlarını da sergilemekten kaçınmayan yarışmacılar, jüriden tam not alarak en çok yıldızı toplamaya çalışıyor... 

Dilin kemiği olmadığını açıkça belli eden bu yarışma programı kavga ve kaostan beslenerek reytinglerini yükseltiyor.

Öncelikle yarışmanın başından yani seçmelerinden başlayalım.  Sekiz kişilik bir kadro kuruluyor ve altı evrede yarışmacılar bu kadronun elinden geçiriliyor.  Sorular soruluyor, geçmişe ve geleceğe dair. Yarışmacılar ailesini, özelini, geçmişini anlatıyorlar. Anne babasının bilmediği gerçekleri yarışma jürisine anlatıyorlar.

Yarışmacılar medyada yankı uyandırabilecek hikâyeleriyle mahremiyetin dibe vurduğu BBG Evi programını da sunan Öykü Serter?in karşısına çıkartılıyor. Yarışmacılar aynı zamanda jüri üyeleri Nur Yerlitaş?ın ve Uğurkan Erez?in de kontrolünden geçiriliyor. Yarışmacılar ajanslardan özel olarak seçiliyor ve çoğunun podyuma ve medyaya dair geçmişleri var. Ve tabi jüri veya içyapımlar ile tanışıklıkları olan kızların sayısı hayli fazla.

Seçilen kızlara yarışma sırasında ve yarışma sonrasında oluşabilecek herhangi bir problem için kontrat imzalatılıyor. Kontratın koşullarıyla ilgili içerden ve dışardan söylenenler oldukça dikkat çekici. İddialar aşağıda söylendiği gibi:

Yarışma yarım sezon sürse dahi kızlar başka bir işte bir yıl boyunca çalışamazlar. Yarışmadan ayrılmak istediklerinde ise 250 bin TL tazminat ödemeleri şart koşuluyor.  Yarışmacılara haftalık 1.300 TL giyecekleri kıyafet ayakkabı aksesuarlar için para veriliyor. Yarışmacılar kendilerine sponsor bulmaları durumunda bu para yarışmacıya kalıyor aynı zamanda yarışmacılara aylık 4 bin civarında maaş verilirken 3 yıllık özel sigortaları yapılıyor.

Gelelim yarışmacılara?

Yarışmacılar, yarışma sırasında arkadaşlarının karşısına eleştirileri veya övgüleri duymak için tek tek Öykü Serter?in yanında sahneye çıkıyorlar. Bu sırada yarışmacılar arasında geçen diyaloglar inanılmaz derecede seviyesiz, kıskançlık dolu ve ahlaki ilkeleri hiçe sayacak kadar uygunsuz.

Örneğin yarışmacılardan Ayşegül Doğan ?üzerindeki kıyafetleri beğenmedim? diyen Özlem Özden ile sert ve hakaret içerikli bir tartışma girerken  ?sen cahilsin zaten,  mutlu olamazsın? cümleleri ortamda tansiyonun yükselmesine sebep oluyor. Yarışmacılar birbirlerine "çeneden başka bir şey değilsin", "kadın olmak bu değildir"  ?bu kadar itici ve absürt bir kıyafeti yine de iyi taşıyorsun? gibi alaycı ifadelerle çocuklarımıza haram ve ayıp karşılanan hırs, öfke, kıskançlık gibi duyguları aşılıyorlar.

Yarışmacılar Nur Bozar?ın ikiyüzlü bir oyuncu olduğunu, kuliste farklı, ekranda farklı davrandığını seyircilere ve jüriye ispatlamak için, yarışmaya hazırlık sırasında gizli kamerayla Nur adlı yarışmacıyı tahrik ederek konuşturup kayda alıyorlar. Ve bu kaydı hakaret ve gerilimin tavan yapacağı bir şekilde jürinin de dâhil olmasıyla milyonar önünde dakikalarca tartışıyorlar. Bu tartışmalar için özel senaryo yazıldığı bile söyleniyor.

Kurgulanmış olduğu izlenimleri uyandıran tartışmalar kanalın reyting ve reklam gelirlerinin artmasını sağlıyor. Yarışmada jüri ve oyuncularla sürekli tartışma yaşayan Nur Bozar?ın yarışmadaki bazı süreçlerden rahatsız olduğu ve yarışmadan kendi isteğiyle elendiği iddia ediliyor. Nur gittikten sonra reyting ve reklam düşüşleri yüzünden programın yaklaşık 300 bin TL kaybettiği ve yarışmacıya dönmesi için 70 bin TL teklif edildiği ama yarışmacının araya giren hatırı sayılır kişileri dahi dinlemeyerek yarışmaya dönmediği kulislerden basına yansıyan bilgiler.

Özlem Özden, farklı ve hastalıklı tavırlarıyla yapımın ilgi odağı olmuş ve çeşitli ünlü isimler tarafından çalıştırılmış bir yarışmacı. Kişisel sosyal medya hesaplarında LGBT?ye destek olan bu yarışmacının onu izleyen çocuklarımıza nasıl etki edeceği ise şüphesiz sorulması gereken bir soru.

Evli Bir Kadını Birinci Yapma Düşüncesi mi Var?

Yaptığımız araştırmalara göre program evli kadınların da tarz olabileceğini vurgulamak amacıyla evli bir kadın yarışmacının ilk üçte olacağını, belki de kazanan olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Tabii ki burada konuşulması gereken asıl konu;

? kadınların annelik yönünü vurgulamayan, kadın bedenini haz simsarlarının nesnesi kılan, kadını liberal kapitalist ekonominin tüketim kulu haline getiren algı,? olsa gerek.

Herhangi bir değişiklik olmasa birinci olacak olan yarışmacı Ezgi Baylar gibi görünüyor.

Ezgi Baylar yarışmaya şu sloganla başladı ?bir annenin ve kadının da tarz olabileceğini göstermek istedim.? Evet, Ezgi kadınların tek dertlerinin tarz olamamak olduğunu düşündüğü için olacak ki yarışmaya başvurmuş. İstanbul?un jet sosyetesinden olan Ezgi?nin, eşinin annesi jüri üyeleriyle yakın arkadaş. Daha önce başka bir moda yarışmasına katılıyor ama geçerli not alamıyor. Ezgi Baylar aracılığıyla kadınların ve annelerin aslında ne kadarda kirli bir oyuna hapsedildiğini fark etmek son derece önemli.

Moda yarışmasına katılabilmek için aldığı elbisenin fiyatı yüzünden kocasından ayrılan kadınları hafızalarımızdan daha silemedik.

Program cennetin ayaklarının altında olduğu anneler yerine, cehennemin kapılarının açılmasının aracı olan dişiliği ve cinselliği ön plana çıkarıyor maalesef. Program çıplaklığı ve ahlaksızlığı meşrulaştırırken kadın ve anne kavramını da yerle bir etmekten geri kalmıyor.

Bu tarz benim yarışması birinci sezonu bitirerek, ikinci sezon hazırlıkları yapmaya çoktan başladı. İkinci sezonda,  hikâye ve yapılarıyla olay yaratacak yarışmacılar bulunacak ve seçilecek kuşkusuz.

Dramatize edilen hayatlar, sansasyonel tartışmalar ve muhtemelen eşcinsellik yarışmacı adaylarda aranan özelliklerden olacak muhtemelen. Bazen gerçek, bazen de uydurma özgeçmişlerle reyting kazanılmaya çalışılacak. Nur Yerlitaş ve Öykü Serter kendi seçtikleri yarışmacıların hikâyelerini ilk kez duymuş gibi yapmaya tabi ki devam edecekler.

Ve izleyenler buna inanarak gözyaşı dökecek ve ekrana kilitlenecek.

Söylenecek pek çok şey var. Ancak iki slogan ile sözü bitirelim.

-       Aileni ve değerlerini koru ve gözet.

-       Bu ikisine zarar veren yayınları da izleme ve izlettirme.

tv_after_tv_by_rhysjordantaylor.jpg

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim