Aile Akademisi


 

?Aile toplumun temelidir? Çok sık işittiğimiz bu söz çok önemli bir gerçeği yalın bir şekilde ifade ediyor. Ama bugün en az bu söz kadar gerçek olan bir şey var ki, o da ülkemizde ailenin dağılmaya/çözülmeye yüz tutmuş olmasıdır. Toplumun temeli derin sarsıntılar geçiriyor.

Son 10 yılda ülkemizde 1 milyon aile boşandı. Ülkemizde 1930 yılından bu yana boşanma istatistikleri tutuluyor. 80 yıl öncesine göre bugün ülkemizde boşama sayısı ?oransal olarak? 10 kat artmış durumda (1930?da boşanma sayısı 2127 iken bu rakam 2010 yılında 116 bin 369?a çıktı)  Kaygı verici bir diğer sonuç ise evliliklerin giderek azalıyor olması. TÜİK?in (Türkiye İstatistik Kurumu) yayınladığı veriler son yıllarda boşanmaların artarken evliliklerin azaldığını yansıtıyor.

Bu veriler ülkemizde derin bir ahlaki kriz yaşandığını gösteriyor. Bu veriler; önümüzdeki yıllar içinde çocuklarımızın daha fazla adli suçlara karışacağını, daha fazla psikolojik sorun yaşayacağını, okulla ilişkili sorunların artacağını(okul başarısızlığı, okuma yazma ve aritmetik becerilerinde düşüş), alkol ve uyuşturucu bağımlılarının artacağını, cinsel istismar ve şiddet olaylarının çocuklarımızı ve gençlerimizi kuşatacağını gösteriyor. Bütün bunlardan öte boşanmış olan bu ailelerin çocuklarının bir aile kurma ihtimali azalıyor ve araştırmalar bu kişilerin kurduğu ailelerin de uzun süreli olmadığına işaret ediyor.

Boşanmaların bu denli artıyor olması aynı zamanda toplumsal yapının yeniden şekillenmesi anlamına geliyor. Ailenin dağılması sadece sosyolojik yapının değişecek olması anlamına da gelmiyor, aynı zamanda aileyle ilişkili bütün kurumların da yeniden şekilleneceğine işaret ediyor. Öyle ki ?aile? bu sorundan yola çıkarak yeniden tanımlanmaya çalışılıyor. Hatta kimi uzmanlar ailenin tarihe karışacağını söyleyebiliyor. Örneğin bazı uzmanlar evliliğin temelde iki şeye hizmet ettiğini (cinsel ihtiyaçlar ve çocuk sahibi olma) ve bu iki ihtiyacın evlilik olmadan da karşılanabileceğini öne sürüyor.
Boşanmaların bu denli artması hiç kuşkusuz en fazla çocukları etkiliyor. Önümüzdeki yıllarda farklı ?aile yapıları? içinde yaşayan çocuklara şahit olacağız:

? Sadece annesiyle yaşayan çocuklar (baba/erkek modeli yok)
? Sadece babasıyla yaşayan çocuklar (anne/kadın modeli yok)
? Anne üvey baba öz/baba üvey anne öz ailelerde yaşayan çocuklar
? Anne-baba üvey ailelerde yaşayan çocuklar
? Anneanne-babaanne yanında yaşayan çocuklar
? İki ya da daha fazla üvey anne deneyimi olan/iki ya da daha fazla üvey baba deneyimi olan çocuklar
? Yalnız yaşayan çocuklar

Bütün bunlar çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi nasıl etkileyecek? Bu sonuçlar ne tür önlemler alınmasını gerekli kılıyor? Ve en önemlisi ?fıtri/geleneksel aile? yapısı bütün bu sorunların üstesinden gelip geleceğe kalabilecek mi? 
Bu sorular/sorunlar kalıcı ve sürdürülebilir projeleri gerekli kılıyor.

Aile akademisi bu çerçevede iki temel amacı gerçekleştirmeyi planlıyor: Aileyi olumsuz etkileyen sorunların kaynaklarını tespit etmek ve sorunları doğuran bu kaynaklarla mücadele etmek. Her ikisi de nitelikli bir çabayı gerekli kılıyor.

Aile akademisi bu noktada teorik ve uygulamalı çalışmalar yapmayı planlıyor. Sadece sorunu tespit etmekle yetinmeyip, aileyle doğrudan temas kurmayı ve aileyi etkileyen sorunların çözümünde aileye yardımcı olmayı amaçlıyor.
Bütün bunların ötesinde aile akademisi, ailenin kaybolmaya yüz tutmuş olan ?eğitici/önleyici/koruyucu? rolünü yeniden gündeme getirmeyi önemli bir görev olarak görüyor. Günümüzde ailede gözlenen en dramatik değişimlerden birisi, anne-babaların çocukları üzerindeki ?eğitici/şekillendirici? etkisinin kaybolmaya yüz tutmasıdır. Çocuğuyla günde en fazla 1-2 saat iletişim kurabilen anne babaların sayısı hiç de az değildir. Artık çocukların üzerinde anne-babaların değil, profesyonel kurumların daha fazla söz sahibi olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu ise çocuğun doğal ortamından kopartılarak büyümesi gibi patolojik bir sonuca yol açıyor.

Aile Akademisi Hangi Çalışmaları Yapacak?

Çalışmalar üç ana başlık altında planlanacaktır
? Bilimsel araştırmalar
? Destek projeleri
? Sosyal Aktiviteler

Bilimsel Araştırmalar
Ailenin yaşadığı sorunları ve bu sorunların kaynaklarını doğru bir şekilde tespit etmek, destek projeleri ve uygulamalı eğitimlere rehberlik edecektir. Sorunu ve kaynağını doğru bir şekilde tespit edememek yapılacak çalışmaların etkisini azaltacaktır. Bu çerçevede aile akademisi aileye ilişkin yapılan bilimsel araştırmaları takip edeceği gibi, akademide görev alan uzmanlar aracılığıyla özgün bilimsel araştırmalar da yapacaktır.

Destek Projeleri
Destek projeleri aileye aktif yardımı hedef alan projeleri içermektedir. Bu projeler anne-babaya dönük onların önleyici rolünü geliştirici eğitim projelerini ve çocuklara dönük aileyle işbirliği yapılarak gerçekleştirilecek olan önleyici rehberlik projelerini ve ailelere materyal desteği vermeği amaçlayan projeleri içermektedir.

Sosyal Aktiviteler

Sosyal aktiviteler bizzat sorunun muhatabı/mağduru olan ailelerle?aileyi olumsuz etkileyen? her türlü yayına, sosyal/siyasal/ekonomik ve hukuki düzenlemelere karşı sivil tepkiyi yükseltmeyi ifade ediyor.

Bu kapsamda basın açıklamaları yapmak, sivil baskı kanallarını kullanmak ve kampanyalar düzenlemek akademinin çalışmaları içinde yer alacaktır.
Açıktır ki, ailenin bozulması/dağılması/çözülmesi ?tuzun kokması? anlamına geliyor. Dolayısıyla ailenin korunmasına ve güçlü kılınmasına dönük her girişim hayati bir önem taşıyor. Aile akademisi tamamen gönüllü ve kar amacı gütmeyen bir proje olarak aileyi ait olduğu yere;  toplumun temeline yerleştirmeyi amaçlıyor.
Toplumdaki herkes bir ailenin üyesidir. Herkesi, bu projeye destek olmaya çağırıyoruz.

 

Aile Akademisi Derneği Yönetim Kurulu






 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yönetim Kurulu ve Dernek Hakkında Ayrıntılı Bilgi İçin Tanıtım Kitapçığımızı İnceleyiniz

Bu site’de yer alan bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir. 
Eposta: info@aileakademisi.org  
Aile Akademisi© 2011
Tasarım:Baydar Bilişim